POOO! Öcüüü! Web Sitesine Yaklaşmaaa!
9:40 PM by Burcu Tüzün Kategoriler Marka Sorunu, Pazarlama, Web SitesiBir dizi yorum yapmak amacıyla göz atmaya başladığım yenilenmiş PO web sitesi vardı. Ama bu arada Lilly çoktan kalemi eline almış ve PO web sitesi hakkında güzel bir yazı hazırlamış. Onun bu itinalı yazısını görünce ben de bunun altına imzamı atarım dedim. Kısaca belirtmek istediğim veya altını çizmek istediğim diyelim bir kaç şey var.
Bu sitenin hazırlanmasında ilk toplantılarda bulunmuş, müşteriyi ve beklentilerini görmüş, çözümlemiş biri olarak siteyi görünce:
- " bu ne perhiz bu ne lahana turşusu" demekten kendimi alamadım :)
- Neden neden neden? Neden hala dikey ve 300 metre aşağı çeken siteler yapıyoruz? Yurtdışı neredeyse 500*500 karelere web sitesinden fazlasını doldurmayı başarmışken neden biz hala web 1.0 sitelerinin peşinden koşuyoruz?
PO kendisini rakiplerle kıyaslamamalı. Rakipler uluslararası ve ortaklıklar şeklinde. Oysa PO özgür. "Pet, pet, pet petrol ofisi, en, en, en kalitelisi", "Köstebekim" reklamlarıyla ne kadar lokal davranabildiğini gösterirken web üzerinde yaptıkları neden bu kadar benzer ve çakma anlayamadım.
PO istediği tasarımı yurtdışındaki merkeze danışmadan yapabilecek kadar özgürken neden dikey bir navigasyon ve aşağılara billur tuz gibi akaaar, akaaaar, akaaar akan bir sistem. Deliler gibi uyarılmaya rağmen burnunun dikine dikey navigasyon!!!
Global markalar etik olmadığından asla burada telaffuz edemeyeceğim kadar bütçeler ayırıp web sitelerinde navigasyon ve tasarımlarla ilgili araştırmalar yapıyorlar. Ve sonuç olarak pek çok noktada yapılan açıklamalarla diyorlar ki : "Dikey navigasyon, müşteri/ potansiyel müşterinin baktığı, ilgilendiği alanlara oldukça zıt ve göz yorucu olarak belirlenmiştir. Bu nedenle göz yormayan, fonksiyonel yatay navigasyonlu tasarıma yöneliyoruz."
Ölümcül soru şudur: Yani bizim markalarımızın bu noktaya gelmesi için illa 80 yıl devirmesi mi gerekiyor? Ve daha da önemlisi: Bunun suçlusu kimdir?
İşte bu noktada bilgi dağarcığını genişletmeyen, dar vizyonlu, öğrenmeyen, öğrenemeyen, öğretemeyen, aktaramayan reklam ajanslarında aramak lazım suçu. Sürekli "öğreten adam" versiyonunda gezerek reklamvereni, markayı eğitmekten bahseden reklamcıların bu kadar büyük oynayan bir markaya neyi ne kadar verdiğini tartışmak lazım.
Zaten navigasyon öğelerine dikkat etmek lazım :) Bir tarafta Kariyer Fırsatları bir tarafta ise İnsan Kaynakları. Ne ola ki :)
* Bir başka şeyi de ben farkettim. Ana sayfadaki haber gibi görünen kampanya tanıtımlarına bir tıklıyoruz.
Açılan sayfada en altta "geri" linkini tıklıyoruz. Link diyoruz. Çünkü bir buton bile tasarlanmamış. Bildiğimiz benim blogumdaki gibi bir link.

Veeeeeee. Tataaaaaaa! Bakın geri geldiğimde nasıl bir sayfa ile karşılaşıyorum :)

Şahaneee! AMA ne alaka yahuu? Ben geri dediğimde buraya dönmek istemedim ki :) Kafam karıştı. Veya kafaları karışmış.
Sorun her kimden veya neyden kaynaklanırsa kaynaklasın, kısa ve öz diyorum ki NAVİGASYON YERLE BİR! Tasarım çok basit ve template! SONUÇ: VASAT!!!

4 büyülenen:
sevgili isimsiz arkadaşımın yorumunu siliyorum. Çünkü blogumda olumlu veya olumsuz ad soyad bırakmayan kimse yorum yazamaz. Çok biliyorsanız sayın isimsiz aynı yorumu bir de ad soyad ve e-mail bilgisi ile yapın da boyunuzu görelim...
kuyruk acısı :) isimsiz coitukçacoşuyor. bu blogda kendiadını gizleyecek korkaklara yer yok. sen yaz ben tek tek sileceğim. nereye kadar bakalım!
ağzına sağlık. 10 numarasın. Hangi denize giriyorsun. yazın belki aynı sahilde farklı şezloglarda :-) sohbet etme şansımız olur. (bu bir çıkma teklifi değildir:-) )
Yorum Gönder