Interaktif Pazarlama Pozisyonu - Bölüm 2: IT Bakışı

3:36 PM by Burcu Tüzün Kategoriler ,
Birinci görüşmenin devamına bakıyoruz şimdi...

Kısaca hatırlatmak gerekirse Türkiye' nin iki büyük holdinginden birinin tanınmış şirketlerinden biri interaktif pazarlama pozisyonu iş görüşmesine çağırarak hem bana pc başında cv doldurtmuş, hem İngilizce testine almış hem de "webmaster" lık teklif etmişti. Ellerinde detaylı cv bilgilerim olmasına ve beni başvurum olmadan kendileri aramalarına rağmen...

İK uzmanının hafif iğneleyici üslübuna rağmen İngilize testim oldukça başarılı olmalı ki ilk görüşmenin hemen ardından 2. görüşme için çağrıldım. Görüşmeye giderken ben ailemi bırakıp gitmek istemiyorum diye Alman ajansın gül gibi pozisyonuna hayır dediğim için bu arada bulduğum her taş parçasına kafamı vurduğumu da itiraf edeceğim.

2. görüşme IT departman müdürüyle. Pek çok departmanla eş zamanlı çalışacağım için departman müdürlerinin onayı alınacakmış. Bu arada oldukça da pozitifim ama. Şeytan versiyon iç ses bugün hapis diyorum kendi kendime.

Üstelik IT insanlarına inanılmaz saygı duyarım. Üniversiteki ilk iki yılımda sınıfımın yarısı bu insanlardan oluşuyordu. İnanılmaz zeki, analitik ve bir o kadar da pratiklerdir. Tek açıkları genelde işler tam söyledikleri zamanda yetişmez. :)

Bir odaya alınıyorum. Küçük bir toplantı odası. Klima sonuna kadar açık. Oda buz gibi. 15 dakika geçiyor. Tek bir kişi geldi odaya.O da su getirmek için. Yarım saat sonunda dayanamayıp İK elemanını arıyorum. Odaya geliyor.

İK elemanı: Görüşme yapacağınız yöneticimiz Adana' dan iş seyahatinden bugün dönüyor, sanırım uçağı henüz inmedi.

(İç ses şeytan versiyon: Bence beni bugün hapsetme, çıkar beniii!)

Cadı: Ani bir seyahat miydi?
İK elemanı: Değil.
Cadı: Pekiyi ama biz bu görüşmeyi 1 hafta önceden ayarladık sizinle. Neden görüşme saatini bana bu şekilde verdiniz?
İK elemanı: ...
Cadı: Lütfen ne kadar bekleyeceğim konusunda bana kesin bir bilgi verin.
İK elemanı: Ben kendisini arayıp inip inmediğini öğreneceğim. Sizi bilgilendireceğim hemen.

(İç ses şeytan versiyon: Bence çıkar sen beni, ben görüşeyim bunlarla)

İK elemanı: Burcu Hanım, görüştüm inmişler. Yoldalarmış.
Cadı: Ne güzel yalnız hangi havaalanından geliyorlar? Umarım Yeşilköy değildir. Yoksa köprü trafiği çekecekler bu saatte ki bu da demek olur ki 1 saatten fazla beklerim?
İK elemanı: Bilmiyorum.
Cadı: Peki ne zaman burada olacaklarını sormadınız mı?
İK elemanı: İnip inmediklerini sordum.
Cadı: Zaten telefona cevap verdiklerine göre inmişler. Yine de sorup zahmet etmişsiniz.
İK elemanı: :)) Çok şakacısınız.
Cadı: Benim şakacılığım sizin şirketçe yaptığınız şakaların yanında hiç kalıyor.
İK elemanı: Efendim?
Cadı: Lütfen müdürünüze tam olarak nerede olduklarını ve ne zaman geleceklerini de sorar mısınız diyorum. Yarım saatten daha fazla bekleyebileceğimi sanmıyorum.
İK elemanı: Elbette.

...

İK elemanı: Burcu Hanım, 10 dakika içinde buradalar.
Cadı: OK.

20 dakika geçer.

IT Dept. Yöneticisi: Burcu Hanım?
Cadı: Evet?
IT Dept. Yöneticisi: Merhaba ben...
Cadı: Merhaba
IT Dept. Yöneticisi: Kusura bakmayın beklettim mi?
Cadı: Evet
IT Dept. Yöneticisi: Ne zamandır burdasınız?
Cadı: Bir saatten fazla.
IT Dept. Yöneticisi: Ooo bilmiyordum.
Cadı: Nasıl yani? Görüşme saatleri size göre hazırlanmıyor mu?
IT Dept. Yöneticisi: Karışıklık olmuş sanırım.

(iç ses: tabii tabii)

IT Dept. Yöneticisi: Internet teknolojileriyle ne kadar tanışıksınız?

Cadı: 2,5 senedir interaktif pazarlama projeleri ile ilgileniyorum. Mümkün olduğunca herşeyi takip ediyorum. Kendim için de danışmanlık verdiğim markalar için de. Ancak siz IT insanları kadar detaylı ve farklı bir gözle değil. Daha çok benim işime ve projeme/markama bu teknoloji artı değer sağlar mı? sorusunun cevabını verecek kadar.

IT Dept. Yöneticisi: Anladım.
IT Dept. Yöneticisi: HTML, Java, Firefox gibi terimler size yakın değil mi?

Cadı: Evet.

IT Dept. Yöneticisi: Banner, web sitesi?

Cadı: CV bilgilerimi okudunuz mu?

IT Dept. Yöneticisi: Açıkçası tam değil.

Cadı: Anlıyorum. Dilerseniz önce bir okuyun. Sorularınızın cevaplarının tamamı orda. Açıklamamı istediğiniz bir bölüm olursa seve seve cevaplarım. Böylece ne sizin ne de benim daha fazla zaman kaybımız olmaz.

IT Dept. Yöneticisi: Lütfen bu görüşmeyi zaman kaybı olarak almayın. CV bilgilerinizi detaylıca bilmiyorum ama sizinle ilgili bilgim var. Sizinle bilgi paylaşımında bulunmak isterim. Sizden öğreneceklerimiz olacaktır.

Cadı: Rica ederim.

(Okur, arada sorular sorar)

IT Dept. Yöneticisi: Pozisyonla ilgili bilginiz var değil mi?

Cadı: Hayır.

IT Dept. Yöneticisi: Neden?İlk görüşme?

Cadı: İlk görüşme tamamen benim kişisel özelliklerim hakkındaydı ve webmaster aradığınız hakkında. Kaldı ki ben kendilerine webmaster olmadığımı açıkça söyledim.

IT Dept. Yöneticisi: Bu pozisyonun web master olarak adlandırılmasını ben de uygun bulmuyorum.

Cadı: O zaman bana tam olarak pozisyonu anlatabilir misiniz?

IT Dept. Yöneticisi: Sitemiz kötü durumda. Sitemizin toparlanmaya ihtiyacı var. Biz teknik bir ekibiz. Interaktif pazarlama konusunda teknolojik gelişmelerin sitemize uyarlanması lazım. Rakiplerin neler yaptığının gözlenmesi ve uyarlanması lazım.

Cadı: Takip derken taklit etmek demediğinizi ummuştum.

IT Dept. Yöneticisi: Taklit değil uyarlama.

(iç ses şeytan versiyon: çıkar beni burdan!!!)

Cadı: Bunlar için bir ekip mi var içeride?

IT Dept. Yöneticisi: İçeride it ekibi var.

Cadı: Anladım ancak tasarım ihtiyacı da olacak. Bir ajans var mı? Veya tasarımcı?

IT Dept. Yöneticisi: Bunu bilemiyorum. Reklam ajansı var ama.

Cadı: Reklam ajansı değil. web üzerine çalışan bir ajans.

IT Dept. Yöneticisi: Anladım.

Cadı: Bakın ilk görüşmede söylediklerimi tekrarlamam lazım sanırım. Ben tasarımcı, kodcu veya altyapıcı değilim. Pazarlama uzmanıyım. Kod yazmam, tasarım yapmam ve programlama yapmam. Ben nasıl pazarlama uzmanı olmak için bir eğitim almışsam başka insanlar da bunun için eğitim alıyor. Ben pazarlamaya konsantre olmak zorundayım ki dağılıp saçma işler çıkarmayayım. Kısacası tasarımı, programlamayı ve kodlamayı çok iyi bilsem de asla burada bunları yapmayacağım.

IT Dept. Yöneticisi: Biz de yapmanızı beklemiyoruz.

Cadı: Peki pazarlama anlamında nedir beklenen?

IT Dept. Yöneticisi: Bu detayları bir sonraki görüşmede yetkili kişi verecektir?

Cadı: Kaç görüşme var pekiyi?

IT Dept. Yöneticisi: Genel md yardımcısı ve ceo dışında bir kişi daha görüşecektir sanırım.

(iç ses şeytan versiyon: sorsana beni genel md mü alıyorsunuz diye?)

IT Dept. Yöneticisi: Benim için oldukça olumlu bir görüşmeydi. Sizin biraz daha zamanınız varsa sizi genel md yardımcımızla görüştürelim hemen.

Cadı: Bugünüm zaten burada geçti 1 saat daha harcayabilirim tekrar gelmektense.

....

IT Dept. Yöneticisi: Üzgünüm genel md yardımcımız burada değil. Sizi arayalım.

Cadı: Ne güzel. Arayın siz.

(iç ses şeytan versiyon: kızım söyle aramasınlar, hasta ettin beni!)

4 cooment(s)... “Interaktif Pazarlama Pozisyonu - Bölüm 2: IT Bakışı”

4 büyülenen:

Metin Kahraman dedi ki...

bölüm 3 bölüm 3 :))



YuSuPh dedi ki...

Evet bölüm 3'ü istiyoruz. Merak ettiğim sonunda çıkacak olan firma. Hönk diye kalmasak diyeceğim ama tahmin edebiliyorum birazdan. Hadi hayırlısı :)



okumus dedi ki...

Yaşadığın görüşmede çektiğin sıkıntıları çok iy anlayabiliyorum. Aynıları başıma geldi. Bizi tasarımcı, kodcu olarak algılama çabaları asla sona ermeyecek. Ancak proje süresi içerisinde bir takım itiş ve kakışlar sonrası anlıyormuş gibi yapıyorlar. Oda bu deliye dokunmayalım da bozulmasın diye.



Pazarlama Cadısı dedi ki...

:)
deliyiz işte



Yorum Gönder